468x60 Reklam Alanı

468x60 Reklam Alanı

Anasayfa arrow Flash Haberler arrow Röportajlar arrow Pencere Sektörü ve Pazarı
Pencere Sektörü ve Pazarı
Pencere pazarı, bana göre, ürünü pencere olan işletmelerin oluşturduğu bir faaliyet alanı. Pencere üreticilerinin yarattıkları toplam değer açısından bakıldığında, pazar büyüklüğünü kabaca 600 - 700 Milyon Dolar seviyesinde tahmin etmekteyiz. Beş bin üzerinde pencere üreticisi vardı. Sayılarının azaldığını görmekteyiz.

İnşaat Dünyası Dergisi, Şubat 2004 sayısında yayımlanan röportaj:

PENCERE SEKTÖRÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜ VE PAZARIN GENEL GÖRÜNÜMÜ HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ? ÜRETİM, İTHALAT, İHRACAT, CİROLAR ...

Önce tanımlamaları yapalım. Kavramları netleştirelim. Daha sonra durumu irdeleyelim. Bunda fayda görmekteyim.
Pencere pazarı, bana göre, ürünü pencere olan işletmelerin oluşturduğu bir faaliyet alanı. Pencere üreticilerinin yarattıkları toplam değer açısından bakıldığında, pazar büyüklüğünü kabaca 600 - 700 Milyon Dolar seviyesinde tahmin etmekteyiz. Beş bin üzerinde pencere üreticisi vardı. Sayılarının azaldığını görmekteyiz.

Profil, donanım, tamamlayıcı ürünler ve hatta cam üreticileri pencere üreticilerine girdi sağlamaktadırlar. Makine imalatçıları bu tesislere üretim araçlarını vermektedirler. Hizmet üreten kuruluşlar vardır. Bu sayılan işletmeler, pencere üreticileri ile birlikte sektörü oluşturmaktadır. Sektörün büyüklüğünü belirlemek için pencere üreticilerinin yarattığı değer üzerine, yani 600 - 700 Milyon Dolar üzerine, yukarıda sayılan ara mal, makine ve hizmet üreten işletmelerin ihracat tutarlarını eklemek gerekmektedir. Bu tutarın da 200 Milyon Dolar mertebesinde olduğunu düşünmekteyiz. Yani sektörün toplam büyüklüğü 1 Milyar Dolar altında.

Pencere pazarının gelişmesi, son yıllarda inşaat sektöründeki daralmaya paralel, negatife döndü. Kapasite kullanım oranları çok düştü. Pencere üreticilerinin sayısındaki azalma da bu durumun en net göstergesi.
Bugün ihracat, yurtiçi pazarındaki olumsuzluklardan bir kurtuluş kapısı olarak görülmektedir. Ancak henüz önemsiz düzeyde ihracat yapılabilmektedir. 20 Milyon Doları aştığını düşünmüyorum. Hazır pencere ithalatı da kayda değer rakamları bulmamaktadır.

Pencere pazarındaki olumsuz gelişmeler ara mal ve makine üreten firmaları ihracata yöneltti. Sektörün devamlılığını bugün ihracat sağlamaktadır. Ancak ağırlıklı olarak yeni gelişmekte olan pazarlara yapılmakta olan ihracatın sürdürülebilmesi, bu konuda daha bilinçli yaklaşımları gerektiriyor. Henüz seçici olmayan bu pazarlarda yarın rakipler de yer aldığında, bizim düşük satış fiyatlarımıza rağmen kalıcı olamama riski çok büyük.


PENCERE TÜRLERİNİN ( AHŞAP , PVC, ALÜMİNYUM) KULLANIM ORANI HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

PVC son yirmi yıl içinde çok önemli bir gelişme kaydederek sıfırdan en büyük pazar payına ulaştı. Bugün % 80 mertebesinde pazar payına sahip olduğu tahmin ediliyor. PVC' nin pencereden beklenen temel özelliklere uygun olması yanında, gelişmesinde en önemli diğer etkenler, değer zincirinin başlangıçta doğru kurulmuş olması ve nihai kullanıcıya hayal bile edemeyeceği bir hizmetle birlikte sunulmasıydı. Toplu konut yapımının hızlandığı bir dönemde, sanayi işletmesi niteliğindeki PVC pencere üreticileri, müteahhitlerin alternatifsiz partnerleri olma vasfını da kazandı. Yani şansı da vardı.

Ahşap pencere geleneksel olma özelliğini artık yitirmiş halde. Ancak işleme teknolojisindeki gelişmeler, doğal malzemelere olan talep ve pencere sektöründeki rekabet yeniden ve doğru yönde bugün ahşabın şekillenmesine katkıda bulunuyor. En büyük sorun hala, doğal malzeme olan ahşabın endüstriyel hammadde olarak kullanılmasında. Bildiğiniz gibi, endüstriler girdi özelliklerinin sürekliliğinde hassastır, ama doğal malzemelerde süreklilik yoktur. Pazar payı belki % 10 ' un altında.

Alüminyum, pencere hammaddesi olarak dış şartlara dayanıklılık açısından son derece uygun bir malzeme. Ama ısı geçirgenliği de çok yüksek. Uygun bir kesit ve ısı yalıtım köprüsü mutlaka gerekli. Dış cephe mimarisinde, şekillendirilme yeteneği ve yüksek mekanik özellikleri nedeniyle en çok tercih edilen malzeme. Bir dönem, kaliteye dikkat edilmediğinde hani belki kolay üretilebilir olmasından da kaynaklanmıştır, sahipsiz kalmış. Pazar payını yitirmekteydi. Bana göre, şimdi hakkettiği alanda, yani binalarda kabuk-cephe tasarımında ilk akla gelen malzeme konumundadır.


TÜRKİYE ' DE PENCERE KALİTESİ ( AHŞAP, PVC, ALÜMİNYUM ) HAKKINDA NELER SÖYLENEBİLİR? ÜRETİMDE GEREKLİ STANDARTLAR NELER OLMALIDIR?

Türkiye' de her kalitede üretim yapılmaktadır. Dünyada da bu böyledir. Tüketicilerin ürün talepleri birbirinden farklı ise, doğaldır, farklı kalitelerde de üretim yapılacaktır. Ancak nihai tüketicinin doğru bilgilendirilmesi açısından - aksi üreticiler arasında haksız rekabet şartlarını yaratmaktadır - bu kalitelerin bağımsız kurumlar tarafından tescil edilmeleri gerekmektedir. Burada yetersizliğimiz var maalesef.
Umuyoruz, üreticiler ve ürünler için gelişmiş pazarlardaki kalite belgelendirme alt yapısı Türkiye' de de kurulur. Nihai tüketici elmalarla armutları karşılaştırmak zorunda bırakılmaz.
Avrupa' da pencere sınıflandırma standartları pencere malzemesinden bağımsız olarak belirlenmiştir. Doğrusu da budur. Hava ve çarpma yağmur sızdırmazlığı - ısı geçirgenliği - ses yalıtımı - hırsızlığa karşı güvenlik gibi konularda pencereler, hammaddeleri ne olursa olsun, aynı testlere tabi tutulur ve değerlendirme sonunda sınıflandırılır. Yanlış anlaşılmasın diye vurgulamak istiyorum. Sınıflandırma, pencerenin hangi özelliklere sahip olduğunu gösterir. Bunu, iyi kalite - kötü kalite olarak algılamamak lazım. Yirmi katlı, kule tipi binadaki konutun penceresi ile kümes penceresinin aynı olmasını beklememek gibi.


SEKTÖRÜN SORUNLARI VE SİZİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİZ NEDİR?

Ürün ve üreticilerin kalite standartlarına göre sınıflandırılmış ve belgelendirilmiş olmamaları. Nihai tüketici
- doğaldır, her üretici en doğrusunu yaptığını iddia edecek -
sadece fiyata bakarak karar vermek zorunda kalmaktadır. Bu da haksız rekabetin teşvikinin en ideal yöntemidir.
Türkiye' nin en önemli sorunlarından bir diğeri de, bana göre, kayıtdışı çalışma ortamı. Kayıtdışılık, inşaat sektöründe, Türkiye ortalamasının da çok üzerinde. İşletmeler büyüme, kurumsallaşma sürecine girdiklerinde, öyle bir haksız rekabet ortamıyla karşılaşıyorlar ki, taşımaları mümkün değil. Ölçek ekonomisinden bahsedilirken, dünyada pazarların birleşmesi süreci devam ederken, kendi kuruluşlarını güdük bırakan bir ekonomiyi anlamak çok zor. Bu kuruluşlar yarın nasıl rekabet edecekler üretmeyi ve geliştirmeyi kurum kültürü haline getirmiş dev rakiplerle.
Bana göre sektörün sorunları ülke sorunlarından çok farklı değil. Hazır bir reçetemiz de yok. Yine de sorunları dile getirmeyi, farkında olanları bir araya getirmesi açısından önemsiyorum. Sektörümüzde dernekleşme faaliyetleri gelişiyor. Bunların faydalı olacaklarına inanıyorum.


PENCERE SEKTÖRÜNÜN GELİŞMESİ İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

Kayıtdışılık azaltılmalı ve belgelendirme alt yapısı kurulmalı. Her ikisini de aynı düzeyde önemsiyorum.


PENSAD Pencere Sanayici ve İşadamları Derneği
Necdet Doğruoğlu
Yön. Kur. Üyesi

 

 
   

Favori olarak ekle (104) | Görüntüleme sayısı: 1570

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
  • Güncel Aktiviteler

    MERİDYEN ULUSLARARASI FUARCILIK & PENCERE SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ İSBİRLİGİ İLE

 
Cemal Doğan Rehabilitasyon Merkezi
bilgihavuzu

Ekonomi

doviz_imkb_altın_erobond-joomlatime.com

ZİYARETÇİ SAYACI

Bugün9
Dün23
Bu Hafta32
Bu Ay144
Tüm20619